Haliç, ah Haliç.. Nice aşkların yaşandığı kıyılarından seyrine doyum olmayan, dünya harikası bir cennet köşe. Doğa ananın insanlığa sunduğu muhteşem manzaraların inanılmaz mekanı.
İçinden deniz geçen bu Dünya Güzeli kentin en güzide köşelerinden birisi olan Haliç, sanki İstanbul’un bağrına saplanan eğri bir bıçak gibi görüntüsü ile tarihin her döneminde dünyanın gıpta ile baktığı bir su yolu.

Kim istemez ki bir akşam gün batımında kızıllaşan güneşi Haliç’in kıyılarından seyretmeyi. El ele tutuşan aşıkların kıyılarında gezdiği, bir zamanlar sandal sefalarının yapıldığı bu eşsiz mekan İstanbul’un Avrupa yakasını tam ortadan ikiye bölmekte, sanki insanlara doğanın gücünü ve yaratabileceği görsel şölenleri göstermek istercesine karşımızda durmaktadır.

Yabancı gezginler tarafından Altın Boynuz adı verilen Haliç, jeolojik olarak 2. ve 3. dönem olarak adlandırılan zamanlarda meydana gelen tektonik olaylar sonucu oluşan kırılmalar neticesinde bir akarsu vadisi olmuş, 4. zamanda da buzulların erimeye başlayıp denizlerin yükselmesi ile vadiye dolan deniz sularının günümüze ulaşması ile bu günkü halini almıştır.

uzun yıllar edebiyat kitaplarının sayfalarını süsleyen Kağıthane ve Alibeyköy derelerinde yapılan sandal sefaları, ve etrafa yayılan av köşkleri hep bu mekanın civarında gerçekleşmiştir. Zaman içerisinde jeopolitik konumu nedeni ile ilginin İstanbul Boğazı’na kayması sonucunda haliç eski önemini kaybetmiş ve bir sanayi bölgesine çevrilmişti. Bu sanayileşmenin getirdiği kirlilik ve tarihi yapılardaki tahribatları çok geç anlaşılmış olup 1980’lerden sonra bu inanılmaz güzelliklere sahip doğal koy temizlik seferberlikleri ile eski haline getirilmeye çalışılmıştır.
İstanbul’un neredeyse tüm tarihinin gözlemlenebileceği bu şirin mekan günümüzde Aynalı Kavak kasrı, Rahmi Koç Sanayi Müzesi, Miniatürk, santral İstanbul gibi İstanbul’a boyut kazandıran müzeleri, Sütlüce Kültür Merkezi, Fes-hane gibi kültür ve eğlence mekanları ile Eyüp, Fener, Balat gibi bir zamanlar sırasıyla Türkler, Rumlar, Museviler tarafından iskan edilmiş eski mahallelerin havasını solumak için kentin mutlaka görülmesi gerekli bir bölgesi haline gelmiştir.

Başlık altında, Altın Boynuz olarak da bilinen Haliç’in etrafında yer alan semtlerin ve Haliç üzerinde altın bir gerdanlık gibi uzanan köprülerin tanıtımını yapacağız.

Haliç Köprüleri

Haliç Köprüleri

İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi ile buluştuğu noktada İstanbul’u adeta ikiye bölen bir konumda bulunan Haliç, daha Bizans İmparatorluğu döneminde köprü ile aşılması gereken bir yer olmuştur. Bizans Döneminde yapıldığı tarihi kayıtlardan öğrenilen 2 adet körü olduğu bilinmektedir. 5 ve 6. yüzyıllarda Ayvansaray’ı karı kıyıya bağlayan, diğeri de Kağıthane Deresi üzerinde 2 köprü olduğu ve bu köprülerin 13. yy başlarında İstanbul’u istila eden Latin Orduları tarafından yıkıldığı bilinmektedir.

1453 yılında İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethi ile başlayan dönemde, Galata ile ticari ve kültürel bağların artması sonucunda Rönesans’ın büyük ustası Leonardo da Vinci dahil olmak üzere pek çok tasarımcı tarafından bu su yolunun aşılması için projeler geliştirilerek köprü eskizleri çizilmişti. Ancak Haliç’in iki yakasının birleştirilmesi için somut adımların atılması 1836 yılından önce gerçekleştirilememiştir. 1836 yılında Fevzi Ahmet Paşa’nın gözetiminde sallar kullanılarak yapılan ve Unkapanı ile Azapkapı’yı birleştiren köprü 1836 yılında hizmete girmiştir. bundan tam 9 sene sonrasında yani 1845 yılında ise sal yerine dubalar kullanılarak yapılan başka bir köprü de Eminönü ile Karaköy olarak adlandırılan 2 tarihi semti birleştirmiştir. Günümüzde ise Haliç’in üzerinde iki yakayı altın gerdanlık gibi birleştiren ta 4 adet köprü mevcuttur.

Eyüp En Uygun Oteller

Haliç’i Çevreleyen Semtler

Cibali

Cibali

Bizans ve Osmanlı döneminden kalma eserlerin iç içe girdiği bu tarihi mahalle Osmanlı zamanında meyhaneleri ve Kaptan-ı Derya konakları ile tanınmaktaydı. 18. yy ortalarına kadar Rum ve Yahudi kökenli yurttaşların yaşam sürdüğü bölgeye bu tarihlerde gelmeye başlayan Müslüman halkın yaptırdığı cami ve tekkeler ile büyük bir dönüşüme uğramaya başlamıştı. İstanbul’un Fethinde kente ilk giren askerlerden birisi olan Cebe Ali’den adını lan bu semtte teknelerin katranlanmasında kullanılan katran gibi yanıcı maddelerin depolandığı ve bu nedenle kentte oluşan büyük yangınların ilk başlama noktası olduğu bilinmektedir. Bu yangınların sonucunda semt İstanbul’un en yoksul semtlerinden birisi halin gelmiş olup eski kültürel mozaikten bir kaç kalıntı dışında herhangi bir eser kalmamıştır.

Fener

Fener

Osmanlı Döneminde varlıklı Rumların ve yer yer de Yahudilerin oturduğu bu semt, Yunan ayaklanmasının başladığı 1821 yılına kadar İstanbul’un en gözde mekanı olarak adlandırılan bu semtte yaşamış olup İstanbul yaşamına ve Devletin dış siyasetine oldukça etkili olmuşlardır. Fenerliler 1453 yılında gerçekleştirilen fetih öncesinde ege adalarına kaçmış olsalar da Fatih Sultan Mehmet tarafından ilan edilen inanç ve ticaret özgürlüğünden sonra bazı aristokrat aileleri de beraberinde bu semte getirmiş ve 300 yılı aşkın bir süre İstanbul’da Rum, Türk, Avrupalı kültür karışımını temsilen varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bu kültürel karışımın harmanlanarak yaşandığı tarihi semtte günümüzde O dönemlerden kalma bir kaç konak, büyük okul yapıları, manastır ve kiliseler surların hemen içinde halen ayakta durmaktadır. Günümüzde bu tarihi semtte ağırlıklı olarak kırsaldan göç eden ve taşı toprağı altın olduğu kabul edilen kentte yaşamanın kırsalda yaşamaktan daha iyi olacağını düşünen aileler yaşam mücadelesini sürdürmektedir.

Balat

Balat

İstanbul’un ikinci büyük Musevi yerleşim bölgesi olarak kabul edilen Balat’a kentin fethinden sonra Makedonya’dan ve İspanya’daki engizisyondan kaçıp Osmanlı topraklarına sığınan Museviler yerleştirilmiştir. Osmanlı’nın adaletine güvenen İtalya, Portekiz ve Rodos Adası’ndan kaçıp Osmanlıya sığınan Musevilerin de yerleştirildiği bu semt farklı ibadethaneleri ile dört cemaati de yüz yıllar boyunca güvenle ve kardeşçesine bağrına basmıştır. Rumlar Fener’e yakın olan Tahtakale ve Kariye’nin altındaki Istipol mahallesinde, Ermeniler sahilde surların hemen arkasındaki Surp Hıraşdagabet Kilisesi çevresinde, Müslümanlar da Ferruh Kethüda Camii civarında yaşamlarını devam ettirmiş olsalar da günümüzde bu semtte ağırlıklı olarak Müslüman halk yaşamını sürdürmektedir.

Ayvansaray

Ayvansaray

Bizans döneminde yapılmış olan surların Haliç kıyısına indiği ve Haliç surları ile birleştiği lokasyonda yer alan Ayvansaray, muhteşem manzarası, ünlü ayazması ve kilisesi ile kentin en gözde yerleşim yeri idi. Çift surla takviye edilen semt 11. yüzyıldan itibaren Bizans İmparatorluk Sarayı’na da ev sahipliği yapmış olup günümüzde bu şaşaalı günlerden uzak kalsa da gezginlerin İstanbul ziyaretlerinde görmeden geçmemesi gereken bir semt olarak hemen haliç’in kıyısında tüm tarihi dokusu ile sizleri beklemektedir.

Eyüpsultan

Eyüpsultan

1453 yılındaki kuşatma sırasında Fatih’in Hocası Akşemsettin tarafından bulunan Halid bin Zeyd Eba Eyyub el-Ensarî’nin mezarı etrafında oluşan bu tarihi semt günümüzde de, tarih boyunca da Müslüman halk tarafından kutsal sayılmıştır. Çok değerli sanat ve kültür eserleri, kutsal bir yer sayılan Eyüp’te toplanarak semti bir açık hava çinicilik ve yazı sanatları müzesi olarak günümüze taşımıştır.

Seçkin kişiler ahirette Eyüp Sultan’dan şefaat görebilmek umuduyla bu bölgeye yaptırdığı türbeler nedeni ile bölgede bulunan mezar taşları üzerindeki yazı ve işlemeler semtin günümüzde de çok fazla rağbet görmesini sağlamaktadır. Bölgede bulunan türbe ve mezarlıklardaki mezar taşları tarihi ve sanatsal değerlerle günümüzde de pek çok ziyaretçi çekmektedir. Doğu Roma döneminde imparatorların taç giyme törenlerinin yapıldığı bu semt Osmanlı Döneminde de padişahların kılıç kuşanma törenlerinin yapıldığı alan olarak kullanılmıştır.

Kılıç kuşanma töreni esnasında dönemin en büyük tarikat şeyhi tarafından Hz. Osman’ın kılıcı kuşandırılan Sultan, böylelikle kendisini Hz. Peygamber’in gaza geleneğine bağlayarak meşruiyetini pekiştirir ve halkın gözünde daha da güçlü hale gelirdi..

Eyüpsultan ilçesi yüzyıllar boyunca sadece türbe ve camii ziyaretine gidilen bir semt olmayıp Haliç’in hemen yanı başında kurulan yalıları, hoşgörü ortamının zenginliği ve çok sesliliği yaşatan bir tarihi semt olarak ta karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde Bahariye Mevlevihanesi ve birçok sufi müessesesi, çiçek bahçeleri, oyuncakçılar, kebapçılar, yoğurtçu ve kaymakçılar, çarşılar, dini eşya satıcıları, halkacılar ve havuzlar ile kentin en keyifli köşelerinden biri olarak karşımıza çıkan semt, tasavvuf-edebiyat-sanat tarihinde önemli yer tutan çeşitli tarikatlara bağlı tekkeleriyle kentin önemli bir toplantı yeri olmuştu.

Feshane Sarayı

1986 yılına kadar fabrika olarak faaliyette bulunan Feshane günümüzde Kentin en önemli kültür ve eğlence merkezlerinden birisi haline gelmiştir. Özellikle ramazan aylarında akşamları yapılan festivalleri görmek için ziyaret edilen mekan etrafında aracınızı park etmek için epey uğraşmanız gerekmektedir. Feshane binasının içerisinde restoranlar, satış mağazaları, konser salonları, çocuk oyun alanları ve toplantı-konferans salonları bulunan mekan Haliç’in hemen yanı başında konumlanmaktadır. Feshane özellikle Ramazan ayında etkinliklerini artırmakta, kaybolmaya yüz tutmuş meddah, karagöz, tuluat gibi geleneksel oyunları öne çıkartmakta olup geniş bahçesinde çocuklara pek çok oyun seçeneği sunan Feshane, horoz şekeri, pamuk helva, kağıt helva, kestane, salep veya limonata gibi geleneksel sokak satıcılarını da tarihin derinliklerinden günümüze taşımaktadır..

Pierre Loti

Pierre Loti

Haliç tarafından mezarlıklar arasından veya semtin iç tarafından arabanız ile çıkarak Haliç’in en güzel panaromik manzarasını seyredebileceğiniz bu muhteşem tepede çayınızı aileniz ile birlikte yudumlayabilirsiniz. Bölgenin muhteşem doğasını ve sayısız tarihi eseri ayaklarınızın altında tepeden görebileceğiniz Pierre Loti Kahvehanesinde geleneksel kıyafetleri ile sizlere sunum yapan görevliler sizleri günümüzden alıp tarihin derinliklerine atacaktır.

Çay bahçelerinin hemen yanında bulunan hediyelik eşya satan dükkanlarda satılan topaçlar ve daha bir çok hediyelik eşyalar çocukluk günlerinize olan özlemlerinizi biraz olsun azaltacak ve sizi çocukluğunuza döndürecektir. Tepeye çıkarken etrafınıza dikkat ediniz. Her adımınızda mutlaka muhteşem bir tarihi eser veya bölgenin tarihini yansıtan muhteşem bir mezar taşı karşınızda duruyordur. Tepeden yürüyerek inin aşağıya semtin tam ortasına, meydanda bir kahvaltı yapın veya vakit geç ise öyle, akşam yemeğinizi yerken etrafta bulunan kitapçılardan ve hediyelik eşya mağazalarından dostlarınıza da hediye almayı unutmayın.

Eğer çiçekleri seviyorsanız gidin çiçekçilerden balkonunuza veya bahçenize almanız gereken binlerce çiçek arasından seçim yapın bölgenin çiçekçilerinden. Ana yolun sağında, solunda konumlanmış çiçekçiler tüm kibarlığı ile eski İstanbul sakinlerini aratmayacak kibarlığı ile sizi karşılayacaktır.

Sadabat

1930 lara kadar İstanbul halkının en gözde gezinti ve piknik alanlarından birisi olan Kağıthane- Sütlüce- Sadabat bölgesi tüm haliç çevresi gibi sanayileşmeye kurban edilmiştir. Bizans Döneminden beri gezinti alanı olarak kullanılan bölgeden Haliç’e dökülen Alibey Suyu ve Kağıthane Suyu arsındaki vadi Bizanslılar kadar Osmanlı Soylularının da dikkatinden kaçmamış ve yüz yıllar boyunca bu bölge gezinti ve mesire alanı olarak değerlendirilmiştir. Semtte yapılan köşkler ile özellikle de Lale Devrinde Kentin en önemli dinlenme yeri olmasını sağlamıştır. 1950 lerde başlayan çok ciddi sanayi gelişiminin eseri olarak her ne kadar günümüzde bu bölge eski günlerinden çok uzak olsa da son yıllarda yapılan çalışmalar neticesinde bölge halkın hizmetine park – bahçe olarak sunulmaya çalışılmaktadır.

Rahmi M. Koç Müzesi

Rahmi M. Koç Müzesi

1994 yılında kapılarını ziyaretçilerine açan müze Ülkemizde kurulan ilk sanayi müzesi özelliğini taşımaktadır. Ülkemizin en önemli ailelerinden birisi olan ve Cumhuriyetin kuruluşundan beri yüz binlerce kişiye ekmek kapısı açan grubun büyük fedakarlıklar sonucu açtığı müze günümüzde de hizmet vermektedir.
Haliç’in yanı başında yer alan müzede ülkemizin sanayi tarihinin yaşayarak görebileceğiniz gibi içeride dinlenme ve bir yudum çayı Haliç’in serin sularına dalan karabatakları  ve martıları seyrederek içmek isterseniz bu mekan sizin için biçilmiş kaftan.

Miniatürk

Miniatürk
Miniatürk

Anadolu’nun bir çok köşesinde yer alan eserlerinin mini bir minyatürünü bulabilirsiniz. İsterseniz Boğaz Köprüsünü yürüyerek geçin, isterseniz Sümela Manastırının dik yamaçlarına tırmanın, ister Sultnahmet Camiinin en üst şerefesine ellerinizle dokunun isterseniz Yapı Kredi Bankası Bankacılık Üssünün minik minyatüründe günümüzün en çağdaş bankacılık ve teknolojik uygulamalarında kaybolun. Truva’nın meşhur atına tepeden bakmak istemez misiniz?

İster Haliç’in etrafında yer alan sayısız cafelerde çayınızı yudumlayın ister İnci bir gerdanlık gibi duran köprülerde balık tutun oltalarınızla, ya da gidin her tarafa serpiştirilmiş mekanlarda size sunulan nefis balık ürünlerini deneyimleyin.

Sakatat sevenlerdenseniz Eyüp, sütlüce taraflarında yer alan ve eşsiz tatlar sunan mekanlarda deneyin şansınızı. Mutlaka size göre bir yer bulacaksınız.

Evet sevgili gezginler;

Muhteşem bir konumda olan ve tarihin ilk çağlarından beri her imparatorun, her kralın, her padişahın sahip olmak istediği, Fatih Sultan Mehmet’in gemileri karadan yürüterek indirdiği ve sonsuza kadar Ülkemizin olmasını istediğimiz bu muhteşem su yolunu ziyaret etmemek için bir sebebiniz yok. Hem kentin tarihini yaşayın hem her semtte yer alan ve yemek zevkinizi artıracak yemeklerini tadacağınız mekanları ile Haliç, nam- diğer Altın Boynuz sizleri beklemektedir.

#BuTatilde Önerisi: Afyon’daki En İyi Kaplıcaları Görmek İstemez Misiniz?


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Harika Harika
2
Harika
Hahaha Hahaha
0
Hahaha
Şok Oldum Şok Oldum
0
Şok Oldum
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Üzdü Üzdü
0
Üzdü
Bu Tatilde
Bu Tatilde Turizm Haber Yazarıdır. En güncel Sektör Haberlerini takip edebilirsiniz.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları